Oğulcan Orhan | Kişisel++;

"Kötü insanları göstermek, sizi iyi insan yapmaz!"

Yii ile Uygulama Geliştirme #2

Yii Framework ile uygulama geliştirmeye kaldığımız yerden devam ediyoruz (Serinin tüm yazıları). Bu yazıda, oluşturduğumuz modelları inceleyeceğiz.

Öncelikle projenin varsayılan controller ayarını faculty olarak değiştirelim. Bunun için /protected/config/main.php içerisinde defaultController değerindeki site yerine, faculty yazmak yeterli. Eğer “defaultController” değeri oluşturulmamışsa “basePath” altına manuel olarak oluşturun.

Bu değişikliğin ardından uygulama direkt olarak facultyController üzerinden açılacaktır. Faculty model ile devam edelim. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, Yii Framework’te model dosyaları /protected/models dizini altında tutuluyor. Burada şimdilik 3 tane model mevcut: Faculty, LoginForm, Department.

Bu modelları Gii Tool üzerinden oluşturabileceğimiz gibi, sınıfı kendimiz de extend edip kullanabiliriz. [Devam et →]

Yazar: Oğulcan Orhan

Tarih: Mayıs 4, 2012

Yii ile Uygulama Geliştirme #1

(Dikkat: Yazılanların daha anlaşılır olması için serinin önceki yazılarını okumanız gerekebilir veya gerekmeyebilir. Serinin önceki yazıları: Yii Framework)

Gii aracını kullanmaya başladıktan sonra artık mini bir Yii uygulaması geliştirmeye hazırız demektir.

Uygulama OBS (Öğrenci Bilgi Sistemi) içersinde küçük bir alan kaplayan fakülte-bölüm ilişkisinden oluşsun.

Bu uygulama için yeni bir uygulama oluşturabilir ya da daha önce oluşturduğumuz uygulamanın üzerinden devam edebilirsiniz. İlerleyiş açısından bir farklılık oluşturmayacaktır (konfigürasyon ayarlarını bildiğiniz varsayılarak anlatılır). Ben daha önce oluşturduğumuz proje üzeriden devam edeceğim. [Devam et →]

Yazar: Oğulcan Orhan

Tarih: Mayıs 1, 2012

Üç Yanlış Bir Doğruyu Getirir – Gani Müjde

Gani Müjde’nin bu kitabı esasında Türkiye’deki yaşarken fark edil(e)meyen değişimin “aynalarından” sadece bir tanesi.

Kitabın arka kapağında ayna niyetine basılmış parlak yaldız var. Altında da şu cümleler yazıyor:
“Okurlar kitabın arkasını ‘bu kitapta ne var ne yok’ diye çevirirler. Şimdi de siz öyle yaptınız ve iyi ettiniz. Çünkü bu kitabın içinde siz varsınız.”

Bu ülkenin entellektüel düzeyi yüksek, gözlem yeteneği takdir insanlarına baktığımda hep aynı yaklaşımı görüyorum: Gerek siyasi, gerekse siyaset dışı mizahın ana malzemesi olarak alınan siyasetçi değil. Bilakis, kendine benzeyen siyasetçileri başına getiren halk.

Kitap Gani Müjde’nin mini biyografisi ve bunun üzerine getirdiği özeleştiriyi içeriyor. Özal, Çiller, Mesut Yılmaz, Clinton, Susurluk gibi dönemlerinin önemli olay ve şahıslarına ait detaylar ve nükteler kitabı okunur kılıyor.

2001 basımı kitabı hala raflarda bulmak mümkün. En azından ben buldum. [Devam et →]

Yazar: Oğulcan Orhan

Tarih: Nisan 30, 2012

Kategori: Kitap

Etiketler:

Konsoldan Ardışık Klasör Oluşturmak

Sık dizi izlemenin sonuçlarından bir tanesi de dizilerin arşivini tutmak oluyor. Arşiv tam bir hastalık ve maalesef sonu yok.

Bu işlerle uğraşanlar, arşivlerken sezon/bölüm şeklinde bir yapının önemini ve gerekliliğini iyi bilirler. Her dizi için standart bir sezon/bölüm isimlendirmesi zahmet verici oluyor. Bu sorun için, yeni yeni üzerinde çalıştığım bash’i kullanarak ufak bir döngü yazdım.

Dizilerin bölümlerini “SxE” şeklinde -1×01 gibi- klasörlendirdiğimden bölüm sayısına bağlı olacak şekilde klasör oluşturan döngüyü şöyle kurdum: [Devam et →]

Yazar: Oğulcan Orhan

Tarih: Nisan 23, 2012

Kategori: Bash

Eşik ve Sınır

“Kısa kes Aydın abası olsun” derler.

Hedefe giderken yaşadığımız büyük yanılsamalardan biri de; emeklerin karşılıksız kalma korkusudur. Şüphesiz bu herkes için üzücü bir durum. Madem üzücü, öyleyse neden yanılsama?

Süreç bakımından, emek ve karşılığı ikiye ayrılıyor. İlki sınır yani anlaşılır olanı. Düz bir yolda, görünen bir hedefe doğru ilerliyorsun. Her bir adımın, hem maddi hem de manevi karşılığı oluyor.

Diğeri ise tehlikeli olanı, yani eşik dediğimiz. Bir dağa tırmanıyorsun, zirveyi görene kadar yaptığın her şey birikim. Üstelik karşılığını belki de göremeyeceğin birikim.

Unutmadan “Eşik ve Sınır” yanılsaması çoğu zaman sabırla alakalıdır.

Yazar: Oğulcan Orhan

Tarih: Nisan 13, 2012

Kategori: Yorum

Etiketler:

Demokrasimizle Yüzleşmek – Emre Kongar

Uzun zamandır beklettiğim kitaplardan bir tanesi de Emre Kongar’ın diğer “Yüzleşmek” kitaplarından biri olan Demokrasimizle Yüzleşmek‘ti. Kongar’ın daha önce de Tarihimizle Yüzleşmek kitabını okumuştum.

Kitaba geçmeden önce, Kongar’ın genel üslubu ve tarzına yönelik birkaç şey söylemek gerek. Kongar akademik çalışmalarından çok, yorumlarıyla tanınan ve bilinen bir yazar. En azından benim için öyle. Seçim sonrası yıllardır devam ettiği programı sonlandı, nispeten daha az görür olduk.

Kongar’ın gerçekten çok iyi başardığı bir şey var; karmaşık ve anlaşılmayan konuları basite indirgeyerek, yalın bir dille anlatmak. Bu yüzdendir ki; kitaplarının neredeyse tamamı: Demokrasi, Laiklik, Atatürk gibi çoğu zaman toplumu bıçak gibi ayıran konuları içeriyor.

Demokrasimizle Yüzleşmek kitabı da, benzer şekilde tanımlarla başlayıp; tanımlar üzerinden yürüyor. Okuyucuda daima “ben bunları biliyorum” hissi yaratıyor, fakat yine de okutuyor. Bunun arkasındaki sır, anlatımdaki yalınlıkta saklı diye düşünüyorum. Sosyolog olmanın getirisini çok iyi kullanıyor Kongar. [Devam et →]

Yazar: Oğulcan Orhan

Tarih: Nisan 1, 2012